Tarihçe


MUĞLA BAROSU BAŞKANLIĞI

 

GİRİŞ

 

1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 1.maddesine göre, Avukatlık kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder. Avukatlık Yasasının 2.maddesine göre Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını, her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.

 

1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 76.maddesine göre, Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

 

TÜRKİYE’de AVUKATLIK MESLEĞİNİN ve BARONUN TARİHÇESİ

 

Türkiye’de Tanzimat dönemine gelinceye kadar, avukatlık bir meslek olarak gelişmemiştir. Şer’i mahkemelerde “dava vekili” ya da “muhami” adı ile tarafları temsil eden kişiler herhangi bir kurala bağlı olarak çalışmadıkları için baro veya benzeri bir kuruluşa da gereksinim duyulmamaktaydı. 1839’da yayınlanan Tanzimat Fermanı ile özellikle hukuk alanında başlatılan ve 1856 Islahat Fermanı ile hızlandırılan reform hareketlerinin etkisiyle, dava vekilliği de bir takım kurallara bağlanmaya başlanmıştır. İstanbul’da kapitülasyonlarla sağlanan ayrıcalıklardan yararlanan yabancı uyruklu dava vekilleri, 1872’de Societe de Bareau de Constantinople (İstanbul Barosu Cemiyeti) adlı bir kuruluşun çatısı altında birleştiler. Bu baroya kayıtlı 33 dava vekilinden yalnızca beşi Osmanlı vatandaşı, kalanı tümüyle yabancılardı. Avukatlık mesleğini düzenleyen ilk resmi metin, 13 Ocak 1876 tarihli “Mehakimi Nizamiye Dava Vekilleri Hakkında Nizamname” dir. Yasa düzeyindeki bu düzenlemenin 30 - 40. maddeleri arasında “Dava Vekilleri Cemiyetinin Suret-i Teşkil ve Vezaifi” bölüm başlığı ile cemiyetin oluşumu, yönetim kurulu, disiplin kurulu ve diğer konular geniş bir biçimde düzenlenmektedir. Tüzüğün bu maddeleri arasında, her ne kadar Cemiyet kelimesi kullanılmışsa da, Baronun kuruluşunun dayanağı olan ilk resmi belgenin, bu tüzük olduğu kabul edilmektedir.

 

Nizamnamenin çıkmasından iki yıl sonra “İstanbul Dava Vekilleri Cemiyeti” kurulmuştur. Bu cemiyet ilk genel kurul toplantısını 5 Nisan 1878 tarihinde yapmıştır. Cemiyette kayıtlı 62 dava vekili bulunmakta idi. Bunlardan 11’i Müslüman, 11’i Rum, 28’i Ermeni, kalanı da Rus, İngiliz, İtalyan, Fransız vb. yabancı uyruklu kişilerdi. İlk Baro Başkanı Meryem Kuli ‘dir. Dava vekilliği ile ilgili mevzuat, 27 Haziran 1879 tarihli Padişah emri ile taşrayı kapsayacak şekilde genişletildi.

 

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte pek çok alanda olduğu gibi hukuksal alanda da yeni düzenlemeler yapılmıştır. Türk avukatlarının, batılı avukatların hakları ve niteliklerine kavuşturulması amacıyla, 3 Nisan 1924 yılında 460 sayılı “Muhamat Kanunu” çıkarılmıştır. 17 maddeden ibaret bu yasa ile o tarihe kadar yabancıların tekelinde olan avukatlık mesleği kurumsallaşmış ve Türk vatandaşlarının da icra edeceği bir meslek haline gelmiştir. Yine ilk kez 10’dan fazla avukatın bulunduğu illerde baro kurulması hüküm altına alınmıştır. Baroya kayıtlı olmayanların avukatlık mesleğini icra edemeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Cumhuriyet döneminin ilk Baro Genel Kurulu 28 Ağustos 1924 Perşembe günü İstanbul Barosu bünyesinde yapılmış ve Lütfi Fikri Bey başkanlığa seçilerek Cumhuriyet döneminin ilk Baro Başkanı olmuştur. Cumhuriyet döneminin ilk kadın avukatı 1925 yılında Hukuk Fakültesini bitiren Süreyya Ağaoğlu olmuştur. Süreyya Ağaoğlu ise 1936 yılında İstanbul Barosuna kaydını yaptırmıştır.

 

Muhamat Kanunu, 1926 yılında 708 Sayılı Avukatlık Kanunu ile değiştirilmiş, 01.12.1938 yılında da yürürlüğe 3499 sayılı yeni bir Avukatlık Yasası girmiştir. 708 sayılı yasa ile ‘Muhamat” kelimesi, yerini “Avukatlık” deyimine bırakmış ve Muhamat Kanunu’nun adı da “Avukatlık Kanunu” olmuştur.

 

3499 sayılı “Avukatlık Kanunu” ile ileri bir adım atılmıştır. Örgütlenme ve çalışma tarzı ile görev ve yetkiler yeniden düzenlenmiştir. Ancak geçen zaman içinde ihtiyaca yetmediği ve günün koşullarını karşılamadığı görülmekle yeni bir yasa gereksinimi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle 1969 yılında çıkarılan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile çağdaş bir mesleki örgüt yasası yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile Türkiye Barolar Birliği adıyla bir birlik kurulmuştur. Daha önceleri Adalet Bakanlığı’na verilmiş olan pek çok görev birliğe devredilmiştir. 1136 sayılı yasa, geçen zaman içinde çeşitli değişikliklere uğramış, en köklü değişiklik ise 10.05.2001 yılında çıkarılan 4667 sayılı yasa ile olmuştur. Bu yasa ile yapılan en önemli değişiklik avukatlık hizmetinin bir kamu hizmeti olmasının yanı sıra, avukatı yargının kurucu öğelerinden olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden kişi olarak tanımlamasıdır. Bu tanımla ülkemizde avukatlık, yargının bütünleyici parçası olan savunma kurumu adına kurumsal yetki kullanan bir erke dönüşmüş olmaktadır. Bunun yanı sıra avukatlara, “hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını sağlama” (md.2); Barolara ve Türkiye Barolar Birliği’ne de “hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunmak ve korumak” (md. 110/17) görevi verilmiştir. Bunun yanı sıra bu yasa ile birçok yeni kurumlar ve görevler öngörülmüştür. Denilebilir ki 4667 sayılı yasa, ülkemizde avukatlık mesleğinin dördüncü dönemini başlatan bir yasa olarak meslek tarihinde yerini almıştır.

 

MUĞLA BAROSUNUN SÜREÇ İÇERİSİNDEKİ YERİ

 

Baromuz 1931 yılında kurulmuş olup, kayıtlara göre ay ve günü net olarak bilinmemektedir.Bu nedenle, kuruluş tarihi 5 Nisan 1931 olarak kabul edilmiştir. Bu tarihin kabulünde, tüm Baro Başkanlarının 5 Nisan 1958 yılında İzmir’de yapılan toplantıda aldıkları tavsiye kararı sonucu 5 Nisan’ın Avukatlar Günü olarak kabul edilmesi kararının etkisi vardır. Baromuzun kuruluş tarihini, kurucularını, süreç içinde görev alanlarını saptama çalışmalarımız sürmektedir.

 

Baromuzun ilk başkanı Avukat Cemal TÜZÜN’dür. 1954 yılına kadar 23 yıl boyunca Baro Başkanlığı görevini başarı ile yürüten Av. Cemal TÜZÜN’e hizmetleri ve katkıları nedeni ile şükranlarımızı sunuyoruz.

 

Bundan sonra sırası ile;

 

1954 - 1958 Yılları arasında, Av. Fevzi ÖZER
1958 - 1966 Yılları arasında, Av. Faruk AKSOY
1966 - 1969 Yılları arasında, Av. Gürkan TÖZÜN
1969 - 1970 Yılları arasında, Av. Özcan SEZER
1970 - 1971 Yılları arasında, Av. Selahattin BABA
1971 - 1981 Yılları arasında, Av. Faruk AKSOY
1981 - 1988 Yılları arasında, Av. Selahattin BABA
1988 - 1998 Yılları arasında, Av. A.Birdal ERTUĞRUL
1998 - 2002 Yılları arasında, Av. Mustafa HÜKKAMOĞLU
2002 - 2008 Yılları arasında, Av. Ayla KARA
2008- 2014 Yılları arasında, Av. Mustafa İlker GÜRKAN

 


2014 yılında yapılan Baro Genel Kurulunda Başkanlığa Av. Cumhur UZUN seçilmiş olup halen görevine devam etmektedir.

 

Baromuz 01.06.2015 tarihi itibariyle Baro Levhasına kayıtlı 1067 Avukatı ile, 2001 yılından bu yana, Adliye Sarayımızın 3.Katında, Baroya tahsis edilen 6 odada mesleki faaliyetlerine devam etmektedir. Baromuzun kendine ait bir binaya taşınması için çalışmalarımız sürmektedir.

 

2031 yılında 100‘üncü kuruluş yıldönümünü kutlayacak olan Muğla Barosu, tarihten gelen sorumluluğunun bilinci içinde, Cumhuriyetin temel esaslarına ve ATATÜRK ilkelerine bağlı kalarak görevini sürdürmektedir.

MUĞLA BAROSU ORGANLARI

İki yılda bir yenilenen seçimlerle göreve gelen yönetimler tarafından idare edilen Muğla Barosu’nun organları şunlardır:

 

- Muğla Barosu Genel Kurulu,
- Muğla Barosu Başkanlığı,
- Muğla Barosu Yönetim Kurulu,
- Muğla Barosu Disiplin Kurulu,
- Muğla Barosu Denetleme Kurulu

 


Ayrıca Baromuz Merkez ilçe ile birlikte Bodrum, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Yatağan ilçelerinde hizmet vermekte olup her ilçemizde Baro adına ilçelerimizdeki işleri yürüten Baro Temsilcilikleri bulunmaktadır.

 

MUĞLA BAROSU BÜNYESİNDEKİ ÇALIŞMA KOMİSYONLARI

 

Muğla Barosu görevlerini etkin bir şekilde yerine getirmek, meslektaşlarımız ve vatandaşlarımızın hukuki sorunları incelemek ve çözüm bulmak amacıyla baromuzun bünyesinde meslektaşlarımızın katılımı ile çalışma komisyonları oluşturmuştur. Komisyon çalışmaları, raporlar halinde Baro Başkanlığı'na sunulmakta ve bu raporlar gerektiğinde ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmekte, Başkanlık bilgi merkezinde arşivlenmekte ve ilgililerin yararlanması için ilan ve muhafaza edilmektedir.

 

Birlik bünyesinde görev yapan komisyonlar;

 

- Basın Yayın, İletişim ve Bilişim Komisyonu:

 

- İnsan Hakları Komisyonu; İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi, Uluslar arası Sözleşmeler ve iç hukuk alanında her tür hak ihlallerinin katipçisi ve mağdurların sorunlarını çözümleme konusunda, gönüllük esasına dayalı olarak çalışmalarda bulanmaktadır.

 

- Çevre, Kent ve İmar Komisyonu;

 

- Staj Komisyonu; Mesleğe yeni atılacak olan stajyer meslektaşlarımızın eğitimi, mesleki dayanışmalarının sağlanması ve devamlılığı için çalışmalarda bulunmaktadır.

 

- CMK Komisyonu; CMK uygulamaları hakkında meslektaşlarımızın sorunları ve uygulamanın daha iyi işlemesine yönelik Baromuzun tarafından yapılan çalışmalara öncülük eder.

 

- Basın Yayın Komisyonu; Muğla Barosu tarafından yapılacak dergi ve baro bülteni vb yayınların hazırlanması ve geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmaktadır.

 

- Meslek Sorunları ve Avukat Hakları Komisyonu;
-Kadın Çocuk Hakları Komisyonu;
-Yasa İzleme Komisyonu
- Adli Yardım Komisyonu;
-Meslek İçi Eğitim Komisyonu;
-Gezi ve Sosyal Etkinlik Komisyonu;
-Dostane Çözüm Komisyonu
-Proje İzleme ve Geliştirme Komisyonu;
-Spor Komisyonu;
-Doğal Yaşamı Koruma ve Hayvan Hakları Komisyonu;
-Kamu Avukatları Komisyonu;
-İş ve Sosyal Güvenlik Hukuk Komisyonu

 

MUĞLA BAROSU ETKİNLİKLERİ

 

Baromuz geleneksel olarak her yıl nisan ayının ilk haftası Avukatlar Günü kutlaması yapmaktadır. Avukatlar Günü kutlaması ilçelerde ve merkezde Atatürk Anıtında yapılan tören ile başlamakta, gece düzenlenen balo ile devam etmekte ve meslekte 50, 40, 25 yılını dolduran meslektaşlarımıza plaketlerinin verilmesi ile sürdürülmektedir.

 

Baromuz, meslektaşlarımızın mesleki eğitimi, mesleki dayanışmalarının sağlanması ve devamlılığı ile vatandaşlarımızın hak ve hukuk doğrultusunda bilinçlendirilmeleri için panel, seminer ve konferans düzenlemekte; bu konuda broşür, bildiri vb. yayınlar yapmaktadır.

 

Meslektaşlarımızın sadece ilimiz ve ilçelerimiz bazında değil, Türkiye’nin diğer barolarına kayıtlı binlerce meslektaşlarımızla da yeni dostluklar kurmak ve geliştirmek, var olan dostlukları güçlendirmek ve iletişimlerini koparmamak temelinde ve herkesin meslek etiğini unutmadan hareket edeceği sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler düzenlemektedir.